Akvaryum hobisinin en güzel yanlarından biri çeşitliliğin çok fazla olmasıdır. Dünya üzerinde çok farklı coğrafyalarda yaşayan türlü balıkları evimizde yaşatarak, farklı güzelliklere ve ilgi çekici davranışlara tanık olabiliriz.
Hemen her hobici için yeni balık türleri beslemenin önünde bazı engeller vardır. Mevcut balıklarla uyumsuzluk, su koşulları, yüksek fiyatlar ve balıkların temin edilmesindeki güçlük bunlardan sık görülenleridir. En az bunlar kadar sık görülen ancak gözardı edilen bir neden de, bazı balık türleriyle ilgili efsaneleşmiş zorluklardır.
Bu yazıyı hazırlamaktaki amacım, bilgisi ve donanımına bakmaksızın her hobicinin gidip hemen yarın Diskus, Tanganyika Balıkları veya Deniz Akvaryumuna geçmesini önermek değil elbette... Ancak bazı işleri yapılamaz veya bedeli çok yüksek gibi göstermenin ülkemizde akvaryum hobisinin ilerlemesini ciddi biçimde engellediğini düşünüyorum.
Bazı türleri bırakın üretmeyi, yaşatmak için bile ultra pahalı ekipman, bulunması imkansız kimyasallar ve sır niteliğinde bilgiler şartmış gibi gösterilmekte, gelişmekte olan hobicilerin önünde aşılması güç bir engel yaratılmaktadır.
Tanganyika balıklarının yeni yeni yaygınlaştığı dönemlerde, maden suyu ve kaşık kaşık karbonat ekleyerek hazırlanan akvaryumları görenler elbette "bu balıkları nasıl yaşatırım?" sorusunu kendilerine sormuşlardır. Gerçekte bu balıkların hemen hepsi akvaryumlarda özel bir hazırlık yapmadan beslenebilmektedir. Gerekli durumlarda da kullanılabilecek hazır karışımlar ve solüsyonlar satılmaktadır.
Benzer şekilde, Diskus beslemek için tesisatçı veya su arıtma uzmanı olmanız gerekmemektedir. Bu balıklar aşılmış türlere oranla nitrata daha duyarlıdır. Sık su değişimleri, az sayıda balık gibi son derece basit çözümlerle beslenebilirler. Su koşullarınızın uygun olmadığını düşünürseniz damacana sulardan da faydalanabilirsiniz.
Temel akvaryum bilgilerindeki eksiklik giderilmediği sürece ne yeni ne de bilindik balık türlerinde kalıcı başarı sağlamak mümkün değildir. Bence akvaryumlarda yaşanan bütün problemlerin en az %80'i Amonyak - Nitrit - Nitrat döngüsündeki aksamalara bağlıdır. Pek çok problem bu aksamaya ikincil olarak eklenmektedir. Bu aksaklıkları gidermeden yapılan tedaviler sonuçsuz kalmaktadır.
Su kalitesini istediği değerlerde koruyabilen her hobici, yeterli ön araştırma yapmak şartıylayeni türler beslemekten çekinmemelidir.