Akvaryumlarda beslenen türlerin pek çoğunun erişkin hale geldiğinde ulaşacağı boy kitaplarda belirtilmiştir. Ancak hobicilerin bir kısmı balıklarının bu değerlere uygun gelişim göstermemesinden şikayet ederler.
Gelişim geriliği pek çok nedene bağlı olabilir. Balığın genetik yapısından beslenmesine, su kimyasından akvaryum ölçülerine dek pek çok faktör bu sorunun temelinde rol oynuyor olabilir.
Görebildiğim kadarıyla, akvaryum meraklılarının çoğu yaşadıklarını sorunu yeni yem çeşitleri deneyerek veya fazla yem vererek aşmak istiyor ancak gerçek neden çoğunlukla besin alımıyla alakalı değil. Yetersiz su değişimleri veya aşırı balık sayısı nedeniyle nitrat düzeyi yüksek akvaryumlarda balıkların gelişimi çok yavaşlamaktadır. Özellikle yavru balıkların su değişimleri ile büyüme hızları arasındaki uyumu gözle takip edebilmek mümkündür.
Gelişme geriliklerindeki sık görülen nedenlerden biri de akvaryum boyutudur. Küçük ve kalabalık akvaryumlarda balıkların gelişmesinin durduğunu görebilirsiniz. Buna karşın özellikle ağızda kuluçka yapan türlerin yavruları çok geniş bir alana salındıklarında muhtemelen stres etkisiyle beklendiği ölçüde hızlı gelişim göstermeyebilirler. Bu balıklar annenin ağzından çıktıktan sonra kademeli olarak genişleyen bir çevreye ihtiyaç duyuyor olabilirler.
Aşırı derecede yumuşak sularda balıkların gelişimi yavaşlamaktadır. Balıkların sudaki kalsiyumu derilerinden absorbe edebildikleri kaynaklarda vurgulanmaktadır. Yumuşak ve asidik suya ihtiyaç duyan türlerin beslenmesinde kullanılan osmos cihazları, bazen hatalı uygulamalar neticesinde buna neden olabilmektedir.
Canlı doğuranların gelişiminde erken dönemde erkek ve dişilerin ayrılması sonucunda daha hızlı gelişim sağlandığı hep konuşulur. Bu bilgi kalabalık üretim havuzları için doğru olabilir ancak akvaryum ortamında aynı geçerliliğe sahip olduğunu düşünmüyorum. Balık sayısını çok artırmazsanız karışık akvaryumlarda da normal gelişimi her zaman elde edebilirsiniz.
Beslenme sanıldığı kadar öncelikli olmasa da elbette çok önemli bir konu. Son kullanma tarihi geçmiş veya kapağı açıldıktan sonra birkaç ay içinde tüketilmemiş yemlerin besin değeri azalmaktadır. Bazı firmaların çok düşük fiyatlara sattıkları, "büyütücü" vb özelliklere sahip olduğunu iddia ettikleri yemlerin pek çoğu aslında yüksek yağ içerikleri nedeniyle balıkları şişmanlatmaktadır. Bu yemler damızlık balıklar için de uygun değildir.